16 Mayıs 2018, 13:57 - Anasayfa // Tefekkür Haberi yazdır

Ramazan-ı Şerif’i karşılarken

Ramazan-ı Şerif’i karşılarken

Ramazan-ı Şerif’i karşılarken...


İslâm’a sembol olan âdet ve ibadetlerin en muhteşemi olan Ramazan-ı Şerif’e, şükürler olsun ki kavuşturulduk.

Bu ayın muhtevasındaki âdetler ve davranışlar, zirveye yükselten ibadetler vesilesi ile başlı başına muazzam birer kıymet taşımaktadır.

Çok hikmetleri ihtiva eden oruç ibadeti bu ayın en belirgin vasfıdır. Bununla beraber Kadir Gecesine kadar âdeta sabırla ve itina ile indirilme manasına, kendi âlemimizde yaşamak için hazırlık yaptığımız ve dolayısıyla okuyarak manevî bataryamızı doldurduğumuz Kur’ân-ı Kerim, bu ayda gelmeye başladı.

Kur’an atmosferini yeniden yaşamak için olsa gerektir ki mukabele âdetlerimizle yeniden nâzil oluyormuş gibi okumak, dinlemek ve ondaki İlâhî hitaplara muhatap olunur.

Okunan Kur’an’a üç şekilde muhatap olmak mümkündür:

Birincisi doğrudan Resul-i Ekrem Efendimizin (asm) mübarek ağzından dinliyor, olmak. Bunun için hayalen, manen ve ruhen şimdiki zamandan o zamana giderek, o günleri ve heyecanları yaşıyormuş gibi ayetleri ve içerisindeki manaları enfüsî âlemimizde hissen ve fikren yaşamak gerekir.

İkincisi misafir olarak dinlemek ki; Hz. Cebrail’in (as) gelip de Peygamber Efendimize (asm) ayeti naklettiği andaki halet-i ruhiyeyi âdeta yaşayarak muhatap olmak gerekir. İki hazretin yaşadığı hâller ve hemen kâtiplere yazdırmak ve ardından sahabelerine İlâhî emirleri tebliğindeki vaziyetleri hayalen yaşamak, tarzında dinlemek lâzım.

Üçüncüsü ki en muazzam olanıdır. Doğrudan her şeyin yaratıcısı ve ezelden beri konuşma vasfına sahip manasındaki Mütekellim-i Ezelî sıfatına sahip Allah’tan (cc) dinliyor gibi olmak.   

Bu üç hâl, kişinin hâlet-i ruhiyesi ile doğrudan alâkalı olmakla beraber bulunduğu muhitine de bağlıdır. Mescid ve Camiideki manevî atmosfer elbette diğer yerlerde olmaz, ne kadar da hazır ve müsait dahi olsa. Camiiler, mescidler, dinî sohbetler, itikâf gibi hususî ibadetler bu manaların dolum istasyonlarıdır.

Ramazan ayının, ferdin hâllerini tanzimi bunlarla sınırlı değil elbette. Garib ve gurebanın, fakir ve fukaranın yaşadıkları sıkıntılar, çok hikmetli açlık olan oruç ile bir derece yaşanır ve anlaşılmaya yaklaşılarak yardımcı olunur.

Ramazan ayı başlı başına çok kârlı bir alışverişe zemindir, âdeta nisan yağmuru gibi verimlidir. Allah’ın o muhteşem saltanatının kulu üzerinde tecelli eden terbiye eğitimlerinin birebir hâllerdir. Orduda yapılan bütün ön eğitim hazırlıkları nasıl komutanın gözü önündeki resmigeçit içindir.  Aynen onun gibi sahurdan başlayan eğitimin iftar sofrasında bütün yiyecek ve içeceklerin hazır bulunduğu anda ama elini uzatamama gibi bütün acz ve zaafın yaşandığı o vaziyette “Ye” emrini bekleyen o muhteşem kulluk tekmilini verircesine yapılan ibadet ancak oruçla mümkündür.

Bir kısım hikmetleri yaşamak da kuldan kula değişir. Bu konuda kulun duygu düşünce seviyesi, istekli olması, çevresi önemlidir. Eline, diline ve beline hükmetmeyen orucun, aç kalmaktan çok farkı olmadığı, bilinen bir vakıadır.

Rabbim, orucu bütün duygu, düşünce ve organlarıyla tatbik eden kullarından eylesin. Âmin.


   17 Mayıs 2018



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 581 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


Mehmet Çetin
Sevgili okuyucumuz Hakan kardeşimize selamlar.
Haklısınız, mümkün olduğu kadar memleketimiz ile mevzuları işlemek lâzım ki dikkat etmekle beraber zaman zaman genel konuları da işliyoruz.

Teşekkürler.
Hayırlı Ramazanlar.
hakan
Sevgili üstad;Yazdığınız makaleler sayesinde belki kırk-otuz yıl evvelinin Koçhisarına gidiyor;oradaki saflığı samimiyyeti alenen hissediyorum.Şimdi Ramazan vakti memleketimin hatıralarını duymak lazım olmadı mı?Tahinli pideler..Çarşıda ismini hatırlayamadığım (sait olabilir)bir dükkanda satılan tahin-kestirmeler.Kale mahallesinden atılan iftar topu.Yine ahrazların evinin orada ramazanda açık olduğunu bildiğim fırın vardı.tahinini alan pidesini bizzat yaptırırdı.Lütfen efendim,Koçhisar yazılarını kesmeyiniz.Siz yazdıkca ben kendi adıma hepsinin ruhuna hemen bir fatiha okuyorum.Orada doğduk,nasipse son yerimizde kendi yurdumuz olacak.Siyasetmiş hizipmiş hepsi biryere kadar.Kafesimiz bizi bağlasada illede vatanım,illede koçhisarım.Vesselam iyi ramazanlar..
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Tefekkür Haberleri

Tümü
Kasap Alişen Kasap Alişen
Rahmetli Alişen Amcam, 1955 yılında Cavlak’tan Koçhisar’a göçer...

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.063 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
fidan Şehirler arası nakliyat istanbul otomatik garaj kapısı evden eve nakliyat replika saat