24 Eylül 2014, 22:54 - Anasayfa // Konuk Kalem Haberi yazdır

Hüzne Yabancı Çocukluğumdan Selam Var Kırkıma

Hüzne Yabancı Çocukluğumdan Selam Var Kırkıma

?Kırkıma merdiven dayadığımda nerde olmalıyım? ı sorgulamıştı çocukluğum zaman zaman...


 ?Kırkıma merdiven dayadığımda nerde olmalıyım? ı sorgulamıştı çocukluğum zaman zaman. O zamanlarda, büyütürdü çocukluğum gözünde bu zamanları. Hüzün yerine coşkuyu, yorgunluk yerine hevesi ve enerjiyi yeğlerdi. Çünkü çocuktu çocukluğum. Yadırgardı göbekli amcaları. Çalışkandı adam akıllı. Büyük adam olacaktı. Büyük ama göbeksiz.

Fakat grilere döndü çocukluğumun pembeleri büyüdükçe, bedenini tanıdıkça, başkalarını tanıdıkça, dünyayı tanıdıkça, ergen aşklara yandıkça; şaşkın ve sessiz yürüdü. Sırtına top mermisi gibi çarpan ihanetlerin biteceğini ve aşkın çocukluğa doğru yolculuğa çıkabileceğini düşünüyordu. Ama? Ama bu nasıl iş? İbre bir türlü tersine dönmüyordu. Değirmen taşı gibi gıcırdıyor ve önüne çıkan her şeyi öğütüyordu.

Ne yeterli servet ne de yeterli nüfuz devşirebilmişti çocukluğumun babası. Tek devşirebildiği beytülmala saygı idi. Beytülmalin içinde (olmayan) payına devasa bir saygı devşirmişti nedense. Çocukluğumun anası ise emzirdiği ak ve helal sütü sermaye edinmişti. Eh! Bu kadar borçlanmışken akıllı, temiz, çalışkan ve dürüst olmalıydı çocukluğum. Fırtınadan habersiz ince ve parlak bir yaprak gibi yeşermişti.

En alasından eğitimini tamamlayıp da yaşam havuzuna atlar atlamaz dibe çakılmakla başladı serüven. Eyvah! Çocukken; tüm çocukların içinde parmakla gösterilen çocukluğu hızla akranlarının ayaklarına doğru düşen bir gençliğe dönüşüyordu. Yarış iyi başlamıştı ama pist bir garipti. İleriye doğru atılan her adım kitaplarda anlatılanlara ters düşüyordu. Yıpranan psikoloji dizlere yorgunluk olarak iniyordu. Gençliğimin sırtına vuran ihanet topları bir türlü ateş kesmiyordu. Oysa tökezlemek var ama düşmek yoktu. Olmamalıydı. Büyük maraton ve zirve aşkıyla kırka koşuyordu ayaklar.

Şimdi kırkımdayım, boğazımdan yüreğime hatta göbeğime (!) inen hüznü rakı yudumlarıyla yutuyorum birer birer ve yavaş yavaş. Balkondan sokakta oynayan çocukluğumu izliyorum. Seviyorum onu gözlerimle. Güzel ülkemdeki vaat dolu birkaç network den birine dahil olmamakta direnen, ısrarla saf ve katışıksız vatandaşlığın ipi ile kuyuya inip su çekmeye yazgılı yaşıma tebessüm ediyorum ve onu un ufak edip bahçede oynayan çocukluğuma atıversem diyorum.

Ey kırkım! Bu ülkenin herhangi bir yerinde yüreği yananlara sessiz ağlayan çağım. Kan revan içinde gitmekte olduğun meçhulde feleği görürsen ona de ki; Her şeyimi aldın ama beni alamadın! Şimdi burdan çocukluğuma gidiyorum. Kırkımdan ona selam götürüyorum. Kırkımdan çocukluğuma gani gani selamlar, sevgiler, özlemler götürüyorum. x




           Kervan ŞAHADOĞRU

              25 Eylül 2014



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 3032 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Konuk Kalem Haberleri

Tümü
Topakkaya OKLARI 3 Topakkaya OKLARI 3
İnsanın bir şeyler yazıp halkına iletilmesi, buna kıymet biçip basımında emeği olanları...

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.160 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
senetle para