Bire çocuk ne diyeyim
15 Mayıs 2008 tarihli gazetemizin “Alo! Burası Şereflikoçhisar, Burada Olmaz Olmaz!” köşesinde bir yazı yayınladı. “Talimat kimden?” başlıklı yazıyı aynen aktarıyorum: Peçenek Gazetesi’nde yer alan, 2 Nolu Sağlık Ocağı eski binasının, sağlık birimine dönüştürülmesiyle ilgili haberde şöyle diyor: Sağlık biriminin tadilatı Ak Parti İlçe Başkanı Ferdai Polat ve İlçe Kaymakamı E. Rumi Yıldız’ın talimatıyla aylar öncesinden bitmiş olmasına rağmen sağlık birimi doktor yok gerekçesiyle bir türlü hizmete açılmıyor.
Haberi yazana sormak gerekiyor: İktidar partisinin İlçe başkanı, ne zamandan bu yana bir kamu birimine ya da kamu görevlisine talimat veriyor? Çiçeği burnunda Peçenek Gazetesi’nin, gazetecilik mesleğinde rüştünü henüz ispat etmemiş Yazı İşleri Müdürü ve köşe yazarı bu yazı üzerine -alınmaktan öte pek celallenmiş. 21. sayısı çıkan gazetede hata aranıyormuş da, ancak bir hata bulunabilmişde, önlerine engel konulmak isteniyormuşda v.b... Önce şunu anlamak gerekiyor; Alo köşesinin formatı çok farklı.
Orada biraz mizah, biraz iğneleme, biraz magazin özetle biraz düşündürme, biraz güldürme içerikli yazılar yer alır. Köşemize aldığımız yazıda hata değil, (kasıtlı yazılmamışsa) düpedüz cahillik var ve bizim yaptığımız da hafif yollu bir iğneleme, uyarma. Kendilerinin yaptığı da tekzip değil, düzeltme. Yazdıkları bir yazıda hata görüp, düzeltme gereği duymuşlarsa buna sevinilir. Hatayı gösterene saldırmaya kalkmaya ise “çocukca bir davranış” denir. “Tekzip yayınladık” diyorlar, yayınladıkları tekzip değil, düzeltmedir. Tekzibin ne olduğunu, nasıl ve ne şekilde yayınlanacağını öğrenmek için Basın Kanununu biraz okumaları gerekir. Önlerine engel konulmak isteniyormuş: Kimi kastediyorlar bilemem ama eğer kastedilen Çengel ve mensupları ise güler geçerim. Hiçbir gazeteyi ve mensuplarını Çengel’e ve Çengel’in mensuplarına rakip görmem. Rakip görecek olsam, gazetesini kendi matbaamda basmam. Feveranını, meslekte ve yazarlıkta yeni olmasına bağlıyor ve hem fiziki, hem de mesleki yaşımın büyüklüğüne ve toplumsal hoşgörüye dayanarak diyorum ki; Bire çocuk; 3-5 amirin kollayıp pohpohlaması, 3-5 memurun boyun büküp selama durması, yerel yönetimleri çiftlik ağası zihniyetiyle yönetenlerin koltuk çıkmasıyla gazetecilik olmaz, olsa da bunun sonu gelmez.
Geçmiş bunun pek çok örneğiyle doludur. Objektiflik, ilkeli gazetecilik laf ile yapılmaz, deveyi hamuduyla yutanların görülmediği yerde, pireyi deve yapmaya çalışmak gazetecilik değildir. Objektiflik; olaylara ve olanlara tek bir pencereden değil, her yönden bakmaktır. Bu da yağcılık, tetikcilik veya donkişotluk yaklaşımıyla olmaz. Her gazetenin ve gazetecinin kendine göre bir yayın politikası, yayın üslubu vardır.
Okuyucunun değerlendirmesinde üslup ve politika çok önemlidir, gazete ve gazeteci önce okuruna karşı sorumludur.. O nedenle kendi kendini övmenin, bunu yaparken de bir başkasını yermeye kalkmanın anlamı yoktur. “Kötü kızı anası, iyi kızı komşusu över” derler, kamuoyu, kimin; hangi amaçla, nasıl bir gazetecilik yaptığını çok iyi bilir. Başkasının yayın politikası ve üslubu beni ilgilendirmez ama kaş yapayım derken göz çıkarılıyor, koca koca çamlar devriliyorsa, buna da seyirci kalınmaz. Çengel’e ve Çengel’cilere çatarak gazetecilik yapmanın kimseye bir faydası yoktur. Çünkü Çengel 40 yıllık bir çınardır ve yerel gazetecilikte bir ekoldür. Bu noktaya, 40 yıldan bu yana halktan ve haklıdan yana ilkeli bir yayın politikası ile gelinmiştir.
Çengel’i değerlendirmek çömezlerin işi ve haddi değildir. Umarım, sözlerimden bir hisse çıkarılır, yok amaç kavga ise; ona da hodri meydan demekten geri kalmayacağımızı okurlarımız ve kamuoyu çok iyi bilir.
29 Mayıs 2008
Yorumu Yolla
Yorumlar ( ):