21 Kasım 2018, 14:40 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Ellerinizden öperim

Ellerinizden öperim

MUSTAFA YÜCEL

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 883 kez okunmuştur

İki gün sonra 24 Kasım Öğretmenler Günü.


24 Kasım 1928 Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliği’ni kabul ettiği gündür.

Atatürk’ü severim. Başöğretmen Atatürk’ü daha çok severim.

Aslında Ben tüm öğretmenleri severim.

Öğretmen deyince aklıma gelen ilk isim ilkokul öğretmenim Lamia Kaya’dır.

Öğretmen olmaktan öte tüm öğrencileri için bir anne, teyze, abla olan, kiminin sümüğüyle, kiminin yırtık ve söküğüyle ilgilenen, yemeğini hergün 2-3 öğrencisiyle paylaşan ve bundan büyük haz alan Lamia Kaya.

Bizi mezun ettikten sonra (1959) İlçemizden ayrılmıştı ama irtibatımız hiç kesilmemişti. Fırsat buldukça ziyaretine gider, telefonla arardım.

Özellikle 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde telefonu çevirip kendimi tanıtmadan; “Saygılar öğretmenim, gününüzü kutlar, ellerinizden öperim” der demez, O kadife gibi yumuşak sesiyle; “teşekkür ederim oğlum, gözlerinden öperim” der, ondan sonra aile, çocuklar, okul arkadaşları üzerinden sohbete dalardık.

Lamia öğretmenimi 2016 yılında kaybettik, ruhu şad mekanı cennet olsun.

Lamia öğretmenime karşı duyduğum saygı ve sevgi, suya atılan bir taşın meydana getirdiği halkalar gibi dalga dalga tüm öğretmenleri kapsadı.

Biraz da mesleğimiz (eskilerde gazete kitap bayiliği de yapmıştık. Merkez ile birlikte 99 köyün okullarının kitabını biz temin ederdik) öğretmenlere hep yakın olduk.

Ağabeyimin (Mehmet Yücel) öğretmen oluşu, bir ders yılı için de olsa (1965-66 Cavlak (Çayırönü köyünde) vekil öğretmen olarak bu camiaya dahil olmak benim için gurur kaynağıydı.

Bana göre öğretmen sadece okumayı-yazmayı öğreten kişi değildi.

Kendisine teslim edilen çocukların kişilik, sorumluluk sahibi olmasını, büyüğüne saygı küçüğüne sevgi duymasını sağlayan, yaşam yolculuğunda karşılaşabileceği engelleri nasıl aşacağını öğreten, toplum içinde saygın, işinde başarılı bir vatandaş olmanın bilincini veren çok yönlü bir sanatkardı.

Bu meziyetlerinden dolayı öğretmenlere saygı duyarım.

Geçmişte görevini layıkıyla yapan, toplumda saygı uyandıran, örnek kişiliğiyle öğrencilerine rol model olan, çoğu ebediyete intikal etmiş pek çok öğretmen tanıdım.

Tümünü saygıyla yadediyor, ölenlere rahmet, hayatta olanlara sağlık ve huzurlu bir yaşam diliyorum.

Geçmişten bugüne geldikce tüm meslek gruplarında olduğu gibi maalesef öğretmenlik mesleğinde de bir erezyon görülüyor.

Öğretmenler arasındaki siyasi kamplaşmalar, makam mevki sağlayabilmek için verilen ödünler, güç odaklarının payandası durumundaki meslek örgütleri, öğretmen-öğrenci-veli ilişkilerinde önyargılı davranışlar bu mesleğin önemini yitirmeye, öğretmenin eski saygınlığını kaybetmesine neden oluyor.

Şimdiki öğretmenlerin çoğu kendisini devlet memuru gibi görüyor. Görevini mesai ile, karşılığını bordrodaki maaşla sınırlı görüyor.

Böyle olunca da öğrenci ile, veli ile yakın ilişki ve dayanışma içinde olma gereği duymuyor.

Öyle öğretmen var ki; öğrencisini tanımıyor. Açmı, susuz mu, evdeki yaşantısı nasıl, bir rahatsızlığı, özel ilgi ve koruma gerektiren bir durumu var mı? Bundan bi’haber.

Öyleleri var ki; kendini bir görüşün, bir partinin militanı gibi görüyor, gösteriyor, bir okul müdürlüğü, bir müdür yardımcılığı için siyasetçinin, güç odaklarının önünde pervane gibi dönüyor, makamı kapabilirse öğrencilerine, öğretmenlerine hizmet etmek yerine, kendisini o makama mevkiye getirene hizmetle yükümlü gibi davranıyor.

Bunların yanında; çocuklarımın, torunumun okul dönemlerinden biliyorum; İlçemizde görev yapanlar arasında öğrencileri için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, mesleğinin onurunu ne pahasına olursa olsun cansiperane koruyan, siyasetin siyasetcinin ve güç odaklarının karşısında eğilmeyen Filiz Aslan, Naile Özdemir, Memduh Baydar, merhume Güzün Toptaş gibi öğretmenlerin varolduğunu bilmek;

Ramazan Şimşek, İsa Koçak ve Mehmet Çetin gibi emekli olsalar da hala bu topluma birşeyler verebilmek için didinen, Vural Gündüz gibi öğretmenliğin yanında yazılarıyla, kitaplarıyla, araştırmalarıyla toplumun ufkunu açmak için çırpınan öğretmenlerin varlığına tanık olmak beni mutlu ediyor.

Başta öğretmenim merhume Lamia Kaya, merhum Ağabeyim Mehmet Yücel’in şahsında öğretmenlik mesleğinin gerçek anlamda hakkını veren öğretmen gibi öğretmenlerin gününü kutluyor, yaşları ne olursa olsun hepisine saygılarımı sunuyor, ellerinden öpüyorum.



       22 Kasım 2018


YORUM YAZ

Osman Sanlı
Lamia kaya benimde oğretmenimdi Ankara Yavuzselim ilkokulndada şimdiki Şehitlik ilköğretim mükemmel bir öğretmen di yazınızı okudum vefat etmiş Allah mekanını cennet eylesin.
Isakoçak
Teşekkür   ederim. Sayın. Ýücel
Serkan YILMAZ
Kaleminize sağlık.. Teşekkürler..
MEHMET GÖRGÜLÜ
Teşekkürler Mustafa Yücel abi
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.082 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]