21 Ağustos 2019, 14:11 - Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

Neler Konuşuldu?

Neler Konuşuldu?

MUSTAFA YÜCEL

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 1137 kez okunmuştur

Bir bayram daha geride kaldı.

Bayram öncesinde, bayram süresince ve bayramdan sonra kim neler konuştu, neye sevinip, neye üzüldü?

Bayram öncesi çokları bir beklenti içindeydi. Acaba bu yıl da bayram tatili dokuz güne çıkarılırmıydı?
İsteyen de vardı, istemeyen de. Karar verilmeden herkes bir beklenti içine girmiş, tatil planları yapmaya başlamıştı.

Damat Berat Albayrak; “tatilin uzamasını tasvip etmiyorum” sözleriyle hayallerin üzerine tuz biber ekerken, turizm işletmesi sahibi bakanın otelleri dolu olduğu için tatilinin uzatılmasına gerek duyulmadı, sözleri kamuoyunda söylenir oldu.

Arefe gününe kadar besiciler, kurban satıcıları alışverişten pek memnun değildi. Herkesin seslendirdiği; ‘soran çok, alan yok’ ifadesiydi. Alıcılar ise fiyatların pahalılığından dert yanıyor, belki bir miktar ucuzluk olur, umuduyla son anı bekliyordu.

Çarşı içi oldukça kalabalıktı. Yurt dışından gelenler ayrı bir renk katıyordu. Ya alışveriş? Umulduğu, beklenildiği gibi olmadığı görüşü yaygındı.

Kimileri; seçeneklerin azlığından, fiyatların yüksekliğinden bahsediyor, esnafların yaklaşımını olumlu olarak değerlendirmiyor, çoğunluğu esnaf kimileri ise; müşterilerin ön yargılı davrandığını, ilçemiz piyasası ile yurt genelindeki ve yurt dışındaki piyasanın kıyaslamasını yaptığını ve çoğunlukla İlçemiz hakkında olumsuz bir kanaata sahip olduklarını söylüyordu.

Bir zamanlar gurbetçilerin izin dönemini esnafın harmanı olarak değerlendirenler ve tüm hazırlıklarını ona göre yapanlar, geride kalan yılları arar olduklarını, artık izin için gelen gurbetçilerin sayısal olarak azalmasının yanında eskisi gibi alışveriş yapmadıklarını ifade ediyorlardı.

Gurbetçilerin yaklaşımı ise daha farklıydı; ihtiyacımız ne ise oralarda da var. Hem daha kaliteli, hem daha hesaplı boşyere ne diye hamballık yapayım.

Gurbetçilerin en çok dillendirdiği konulardan biri de İlçemiz genel durumuna ilişkin olumsuzluklardı. Yollar begenilmiyor, sokaklar parklar beğenilmiyor, temizlik beğenilmiyor, suların, elektriklerin bildirim yapılmadan kesilmesinden, sosyal hayatın renksizliğinden ve bu nedenle çocukların gençlerin memleketlerine gelmek istememelerinden dert yanıyorlardı.

Gurbetçilerin rahatsızlık duyduğu ve dile getirdiği sorunların başında ise; araçları için yeterli park yeri bulunmaması, kaldırımların işgal edilmesi nedeniyle şehir merkezini gezmenin zorluğuydu. Öyle ki; cadde ve sokakları insandan çok renk renk boy boy, model model otomobiller dolduruyordu.

Bayram öncesinin yadırganan bir konusu da resmi başramlaşmanın bir gün önceden, arefe günü yapılmasıydı. Buna neden gerek duyuluyordu, böyle bir uygulamaya kim ya da kimler hangi gerekçeyle karar veriyordu? Anlamak bilmek mümkün değildi.

Bayram günlerinin en çok konuşulan konularından biri; kurban gazileri, diğeri ise aşırı sıcaklar idi.

Bayramın ilk günü hastanenin acil servisi kurban keserken kazara kendinin, yanındakinin elini ayağını ya da vücudunun her hangibir yerini kesenlerle dolup taşmıştı.

Başka bir rahatsızlık nedeniyle acil servise gelen bir hemşehrimiz yaralı bir kadınla ilgili şöyle diyordu:
Kurbanı kesecek olan kişiye vekaletini vermiş ama illede kesilirken elini dananın üzerine koymak istemiş. Kurban kesen bıçağı kaydırınca da kadın yaralanmış. Aklınca elini koyunca kurbanın sırtında sırat köprüsünü kolayca geçeğini umuyormuş.

Bayram günlerinde sokaklar boş denecek kadar sessiz. Herkes aşırı sıcaklardan dert yanıyor. En çok kullanılan sözcük ise öldüm, bittim baygınlık geçireceğim.

Bayram ertesine gelince konuşulanların özeti şöyle:
Gemisini yürüten kaptan. Hükümet tatili dokuz güne çıkarmadı da ne oldu? İşini bilen, kitabına uyduran yönetici konumundaki çoğu kamu görevlileri Perşembe ve Cuma günleri de normal ya da kafadan izinlerle tatili yine dokuz güne çıkardılar.


      22 Ağustos 2019


YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
 ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.109 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
logo tasarım