16 Ocak 2013,?11:55 -?Anasayfa | Yazarlar Haberi yazdır

?

?EREFLİKOÇHİSAR İLÇESİNİN TARIMSAL YAPISI VE GELİ?TİRME POTANSİYELİ

  • Facebook Paylaş
  • Twitter Paylaş
Bu köşe yazısı 5882 kez okunmuştur

???????
????????????????????????????????????????????????????????????????????? Prof.Dr. Hasan BAYDAR
?????????????????????????????????????????????? Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi

??????? Tarım, ilçemizin sosyo-ekonomik yapısını şekillendiren en önemli sektördür. Öyleyse ilçemiz tarımının mevcut tarımsal yapısının (envanterinin) çıkartılması, verimliliğe, kaliteye ve karlılığa etki eden faktörlerin tespit edilmesi, temel sorunların belirlenmesi ve bu perspektifler doğrultusunda geleceğe dönük planlar, stratejiler ve projeler geliştirilmesi gerekmektedir.
??????? Aksi halde günübirlik tarımsal politikalar uygulanarak kalıcı ve sürdürülebilir bir gelişme veya ilerleme sağlanamaz. Bir bakıma hastalığın ne olduğunu teşhis etmeden hastayı tedavi etmeye çalışmak gibi beyhude çırpınışlardan öteye gidilemez.
??????? Evet, ilk önce, ilçemizi tarımının durumunu gözler önüne serecek doğru bir SWOT analizine (güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditler) ihtiyaç vardır. İlçemiz tarımının en güçlü yönünün tarımsal üretim yapılabilecek geniş ve verimli tarım arazilerine ve birçok ürünün ekonomik olarak yetiştirilmesine uygun bir ekolojiye sahip olması, en zayıf yönünün tarım arazilerinin büyük çoğunluğunda sulama olanakları olmadığından kuru tarımın yaygın ve nadas alanlarının geniş olması, en önemli fırsatının coğrafi konumu nedeniyle bütün bölgelere eşit uzaklıkta yer alması ve tarım arazilerinin potansiyel sulama olanağının olması, en önemli tehdit yönünün ise kırsal nüfusun azalması, tarım arazilerinin küçülmesi ve parçalanması ile işgücü ve üretim maliyetlerinin yükselmesidir.
??????? Ayrıca dünyadaki global gelişmelerin ülkesel ve bölgesel düzeylerdeki olası yansımaları da SWOT analizleri yapılırken göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin dünyada nüfus ve refah artışına bağlı olarak tarım sektörünün gittikçe önem kazanması, tarımsal destekler ve sübvansiyonlar ile dış yatırımların artış göstermesi, tükenen fosil yakıtlarına alternatif olarak tarımsal yenilenebilir enerji yakıtlarına (biyodizel ve biyoetanol gibi) yöneliş, güçlü yönler ve fırsatlar hanesine yazılabilir. Öte yandan dünyadaki küresel iklim değişikliklerine bağlı olarak artış gösteren kuraklık, dolu, sel gibi doğal afetler ile savaş ve terörün neden olduğu kargaşa ve belirsizlik ortamında dünya piyasalarındaki kırılganlıklar ve ekonomik krizler zayıf yönler ve tehditler arasında yer alabilir.
??????? SWOT analizleri hazırlanırken mutlaka sektörü temsil eden bütün kesimlerin ve paydaşların (üniversiteler, odalar, vakıflar, dernekler, kooperatifler ve örgütler ile tüzel kişiler gibi) görüşü alınmalı ve hazırlanacak stratejik raporda öncelikli alanların belirlenmesi ve bu öncelikli alanların uygulamaya konulması için projelendirilmesi gerekmektedir.
??????? Projeler; amaç, konu, özgün değer, yapılabilirlik, bütçe, plan, iş planı ve takvimi, fizibilite, çıktılar ve öngörülmeyen durumlar için B planı gibi bölümleri kapsamalıdır. Hazırlanan projelerin desteklenmek üzere nereye ve nasıl başvurulması gerektiği konusunda doğru adımlar atılmalıdır. Bu kapsamda, Köylerin Altyapısını Destekleme (KÖYDES), Çevre Amaçlı Tarım Arazilerinin Korunması (ÇATAK), Kırsal Yatırımların Desteklenmesi Programı (KYDP) ve Ankara Kalkınma Ajansı (AKA) gibi başvuru yapılabilecek çok sayıda proje ve program bulunmaktadır.
??????? İlçemizin Ankara'ya bağlı olmasından dolayı birçok teşvikten yararlanamadığımızı biliyoruz. Örneğin 3. bölgede yer alan Kırşehir ve Aksaray ilçeleri teşviklerden azami ölçüde faydalanırken, onlarla aynı veya daha aşağı seviyede ekonomik kalkınmışlığına rağmen ilçemiz 1. Bölgede yer aldığından maalesef bu teşviklerden mahrum kalmaktadır. Örneğin Kaman ilçesindeki yatırımlara uygulanan vergi indirimi %60 iken, ilçemizde bu oran %25'tir. Siz olsanız, yatırım için hangi ilçeyi tercih edersiniz?
??????? Yine Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Kırsal Kalkınma (IPARD) Programı çerçevesinde Avrupa Birliği Hibe desteklerinden Konya ili yararlanırken, ilçemiz henüz bu programa başvuru yapamamaktadır. Hele şükür ki Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KYDP)'ndan faydalanabiliyoruz. Bu program sayesinde tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması ile ilgili yatırımlarda proje tutarının %50'si kadar hibe desteği alınabilmektedir.
??????? Ancak bu tip projeleri hazırlayıp sunmak için başvuru dosyasına eklemeniz gereken taahhütnameler, bilanço hesapları, şartnameler, sözleşmeler, belgeler, planlar ve raporlar son derece zahmetli ve zaman alıcıdır, çoğunlukla tarımsal danışmanlık hizmeti veren firmaların kapısını aşındırmaktan başka çareniz kalmaz. Yine de bu programdan yararlanan çok sayıda işletmeci vardır; etrafınızda hızla sayıları artan çelik silolar, işte bu destekten yararlananların eseridir.?? ??
??????? Kırsal kalkınmanın yolu en başta kırsalda yaşayan köylülerin eğitim ve refah düzeylerini artırmaktan geçiyor. Öyleyse üreticilerin devletin verdiği tarımsal desteklerden azami ölçüde faydalandırmak için, onları destek alabilecekleri ürünlere ve üretim yöntemlerine kanalize etmek gerekiyor. İlçemizde yaklaşık 10 bin kadar üretici, Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) dahil olup, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından verilen desteklerden (mazot, gübre ve toprak analiz desteği, organik tarım ve iyi tarım desteği, sertifikalı tohum ve fidan kullanım desteği, tarımsal danışmanlık desteği, biyolojik mücadele desteği, hayvancılık destekleri, yem bitkileri üretim destekleri, tarım sigortası desteği gibi) yararlanabilirler. Ayrıca Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli'ne göre fark ödemesinden de faydalanmak mümkündür.
??????? Bu modele göre, 27. Orta Kızılırmak Havzası'nda yer alan ?ereflikoçhisar ilçesinde eğer arpa, buğday, çeltik, çavdar, tritikale, yulaf, kuru fasulye, mercimek, nohut, aspir, ayçiçeği, kanola ve dane mısır gibi tarla bitkilerini üretirseniz, sattığınız her kg ürün başına ayrıca fark desteğinden (örneğin buğday için 5 krş/kg ve kanola ve aspir için 40 krş/kg) yararlanırsınız. Eğer bir ÇKS'lı bir buğday üreticisi iseniz, 4 TL/da mazot desteği, 5 TL/da gübre desteği, 2.5 TL/da toprak analizi desteği, 5 krş/kg fark ödemesi desteği ve 6 TL/da sertifikalı tohumluk kullanım desteği alabilirsiniz. Gübre desteği alabilmek için yetkili bir laboratuarda toprak analizi yaptırdığınıza ve sertifikalı tohumluk kullanım desteği alabilmek için yetkili bir tohumluk firmasından sertifikalı tohum satın aldığınıza dair belgeleri veya faturaları beyan etmeniz gerekiyor.? ?
??????? İlçe ekonomisini bu kadar yakından ilgilendiren bir sektörü daha ayrıntılı incelenmesinde yarar vardır. İlçemizde nüfusun %80'i il ve ilçe merkezlerinde (yaklaşık 30 bin kişi) ve %20'si kasaba ve köylerde (yaklaşık 7 bin kişi) yaşamaktadır. Ortalama rakımı 975 m olan ilçemizin iklimi tipik karasal iklimdir; yazları çok sıcak ve kurak, kışları çok soğuk ve yağışlı, bazı yıllar Temmuz ayında 40 dereceyi aşan, bazen de ?ubat ayında eksi 20 derecenin altına düşen, yıllık sıcaklık ortalaması 12-13 derece ve yıllık yağış ortalaması 300-400 mm'dir (yıllık yağışın %85'i kış ve ilkbahar mevsiminde düşer). Toplam yüzölçümü yaklaşık 159 bin hektar olan ilçemiz, 4 kasaba ve 43 köyü ile birlikte 962 bin dekarlık bir tarım arazisine sahiptir. Türkiye tarımının genel yapısal özelliklerine benzer şekilde, tarım arazileri küçük, parçalı ve dağınık işletmelerden oluşmaktadır.
??????? İlçemiz tarım toprakları kireçli, alkali, organik maddesi düşük, kil oranı yüksek olan topraklardır; ekonomik bir üretim için tarım topraklarının fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini iyileştirici uygulamalara ihtiyaç vardır. İlçemizin toplam 962 bin dekarlık tarım arazisi varlığının %96'sında tarla tarımı ve sadece %4'ünde bahçe tarımı yapılmaktadır. Her yıl ekilen 630 bin dekarlık tarla arazisinin %96'sında tahıl (arpa ve buğday ağırlıklı), %2'sinde endüstri bitkileri (şekerpancarı ve kimyon ağırlıklı), %1'inde baklagil bitkileri (nohut ağarlıklı) ve %1'inde yem bitkileri (fiğ ve silajlık mısır ağırlıklı) yetiştiriciliği yapılmaktadır.
??????? İlçemizde tarla tarım arazilerinin sadece %5?inde sulu tarım, geri kalan %95?inde kuru tarım uygulanmaktadır. Bu nedenledir ki kuru tarım ürünleri olan arpa (%63) ve buğday (%33) tarla ekim alanlarımızın %96?sını oluşturmaktadır. İlçemizin kuru tarım alanlarında ağırlıklı olarak arpa ve buğday gibi tahıllar, nohut ve mercimek gibi bakliyatlar, kimyon ve aspir gibi endüstri bitkileri ile fiğ, burçak ve korunga gibi yem bitkileri yetiştirilmektedir. Sulanan tarım alanlarında ise ağırlıklı olarak şekerpancarı, yağlık ayçiçeği,? silajlık mısır, yonca ile meyve ve sebze üretimi yapılmaktadır.
??????? İlçede geniş alanlar kaplayan mera alanları özellikle küçükbaş hayvancılık için büyük bir potansiyeldir. Ancak mera alanlarımız olumsuz iklim, kontrolsüz otlatma ve amaç dışı kullanım nedeniyle ot verimi ve kalitesi oldukça düşmüştür. Mera amenajmanı ve ıslahı ile ilgili 1998/4342 sayılı mera kanununun sağladığı avantajlarından yaralanarak çayır, mera, kışlak ve yaylaklarımızın yeniden vasıflarını iyileştirici düzenlemeler yapılmalıdır.??
??????? İlçemiz tarım arazilerinin %30'dan fazlası (293 bin dekar) her yıl nadasa bırakılmaktadır. Bir taraftan kuru tarım alanlarının ve diğer taraftan nadas uygulanan alanların fazlalığı, ürün çeşitliliğini azaltmakta, monokültür tarımı yaygınlaştırmakta ve sonuç olarak tarla ürünlerinin hem üretim miktarını hem de ekonomik hasılatını düşürmektedir. Bu nedenle, kuru tarım alanlarında kışlık tahıllara alternatif olarak daha fazla destek verilen ürünler (örneğin kanola) ekilebilir. Nadas yerine aspir, keten, nohut, mercimek, kimyon, anason, kavun ve fiğ gibi tek yıllık baklagil yem bitkileri yetiştirilebilir. Bu şekilde iyi bir ürün deseni ve münavebe planlaması ile hem kuru tarım hem de nadas alanlarından daha iyi yararlanılabilir.
??????? Anız yakmanın önüne geçmek için direkt anıza ekim gibi alternatif yetiştirme teknikleri üzerinde uygulamalı demonstrasyonlar yapılmalıdır. Ayrıca çiftçilerimize iyi huylu tarım, organik (ekolojik) tarım ve sözleşmeli tarım gibi geleceğin tarım modellerini benimsetecek eğitim programları düzenlenmelidir. Türkiye genelinde tarım arazilerinin %20-25'i sulanabilirken, ilçemizde bu oranın %5 gibi düşük seviyede kalması, ilçemizin hükümetler tarafından hep göz ardı edildiğinin çarpıcı örneklerinden birisidir. İlçemizde hâlihazırda sadece 50 bin dekara yakın bir alanda sulu tarım yapılabilmektedir. Bu nedenle ilçemizde tarımı geliştirmek için sulu tarım alanlarını olabildiğince genişletmeliyiz.
??????? Binlerce kilometre uzaktaki Rusya'dan borularla doğal gazı getirebiliyorken, hemen yanı başımızda akıp giden Kızılırmak'tan ovalarımıza suyu akıtmıyoruz! Belki de ilçemizde en umut verici gelişme Peçenek Barajı Sulama Projesi'nin yakın bir gelecekte hizmete açılacak olmasıdır. Bu proje sayesinde en azından 14 bin dekarlık bir alan daha suya kavuşturulmuş olacaktır.
??????? Ancak kuru tarıma alışık olan üreticilere sulu tarımın temel ilkeleri iyi öğretilmelidir; aksi halde Çumra Ovası örneği gibi sulamaya açtıktan sonra yanlış uygulamalar nedeniyle (fazla sulama ve drenaj sistemlerinin yetersiz kalması yüzünde tuzlanma ve çoraklaşma sorunu) ovayı kaybedebiliriz de. O nedenle vakit kaybetmeden sulamaya açılacak tarım arazileri üzerinde nasıl bir ürün deseni (endüstri ve yem bitkileri ile meyve ve sebze ağırlıklı olmalıdır) ve sulama yöntemi (kapalı ve basınçlı sulama sistemleri olmalıdır) uygulanacağı yönünde çalışmalara şimdiden başlanmalıdır.
??????? Sulamaya açılacak olan arazilerde, verimliliği ve kar marjı daha yüksek olan dane ve silajlık mısır, yağlık ve çerezlik ayçiçeği, soya fasulyesi, şekerpancarı, patates ve yonca gibi tarla bitkileri ile meyve ve sebze üretimine öncelik verilmelidir. Ayrıca yükselen trend olan tıbbi ve aromatik bitkiler ile üzümsü meyveler gibi alternatif ürünler üzerinde de önemle durulmalıdır.
??????? Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK), benzinin içerisine 2013 yılında %2, 2014'ten itibaren ise %3 oranında biyoeatanol katılmasını zorunlu hale getirmiştir. 2014 yılından itibaren ise mazotun içine %1 oranında biyodizel katılması ve bu oranın 2016 yılına kadar %3'e çıkartılması zorunlu kılınıyor. Türkiye'de yılda 16 milyon ton mazot tüketildiğine göre her yıl 400 milyon tona yakın biyodizel üretilmesi gerekiyor. Biyodizel üretiminde ise yerli hammadde kullanımı zorunlu kılındığından, yağ bitkileri üretimimizi kat ve kat artırmamız gerekiyor.
??????? Bu kapsamda ilçemizde başta kanola, ayçiçeği ve aspir olmak üzere biyodizel üretiminde yağları hammadde olarak kullanılan yağlı tohumlu bitkileri, başta mısır, şekerpancarı ve patates olmak üzere biyoetanol üretiminde karbonhitratları hammadde olarak kullanılan nişasta ve şeker bitkilerini geleceğin stratejik öneme sahip enerji bitkileri olarak üretimlerini yaygınlaştırmak mecburiyetindeyiz.
??????? Sıraladığım bu ürünler, tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi ve çeşitlendirilmesi bakımından da büyük önem arz etmektedir. Burada yazıma son verirken, dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini ve yemini kullanarak hayatta kalma mücadelesi veren, her şeye rağmen geleceğe hep umutla bakan, kalpleri ceplerinden daha geniş olan, tohuma sevgiyi katarak eken vefakâr çiftçilerimize canı gönülden sevgi ve saygılarımı sunuyorum.





??????? ??????? 17 Ocak 2013


YORUM YAZ

BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİ?TİR.
?Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ?EREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
??EREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları ?EREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yazara ait diğer köşe yazıları

?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?
?


YAZARLAR

SON YORUMLANANLAR

EN ÇOK TIKLANANLAR

ilancomtr

Emekçioğlu

?.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.156 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
logo tasarım