| ||||||||||||||||||
| ||||||||||||||||||
|
| ||||||||||||||||||
SON YORUMLANANLARHABER ARASİTE ZİYARETCİ SAYACI |
Ben hiç tanımayrum
28 Temmuz 2010, 18:24 Aşağıdaki mesaj gazetemizin internet sayfasına Ramazan Atak isimli bir okurumuz tarafından gönderildi. Önce mesajı okuyun:
Bir Şereflikoçhisarlı olarak sitemim var neden mi? Her sene gelenekselleşen bir tuz festivalimiz var. Diyoruz ki memleketimizi tanıtalım. Peki tanıtmak için ne yapıyoruz? Bence hiç bir şey. Ankara'da yaşadığım icin festivalden internet aracılığı ile duyuru bilgi alabilirim fakat internet ortamında festival ile ilgili en ufak bir bilgi yok. Belediyenin internet sitesi açılmıyor uzun zamandır, bu sitemime sizlerde dahilsiniz. Festivalle ilgili kaç haber yayınladınız, ayrıntı varmı yok, ne olacak varmı yok, nerede varsada kısa kısa stand açılacak deniliyor kiminle irtibata geçeceğiz? Yok. Ben şahsen bunlara çok üzülüyorum hiç yoktan siz buna biraz destek olsanız nasıl olur? Mesela festival köşesi yada duyuru yapsanız ana sayfadan. Ben bile kendim aylar öncesinde sosyal paylaşım sitesine bir sayfa açtım tuzgölü diye, kendi çapımda duyuru yapmak için. sağolsun bir arkadaş daha açmış ikimizin toplamı 2000 kadar ancak ediyor ama bunlar yeterli değil. Daha sonrada kendi kendimize diyoruzki şu olmadı bu olmadı. Ben bile kendim bunu yapıyorsam kaymakamlık belediye ve kamu kurumları bunu neden yapmasın? Kaymakamlık sitesi bile yayınlamamış. Biraz sitemkar oldu ama bunlar bir gerçek, herkes bişeyler yapmalıki paylaşılmalıki duyurulsun tanıtılsın. İlginize teşekkür yayınlarsanızda sağolun. Evet; bugün 29 Temmuz 2010. 13. Tuz Festivali'nin ilk günü. Okurumuz sitem ediyor. Festival ile ilgili ayrıntılı haber vermiyorsunuz, bir şeyler yazmıyorsunuz, diye. Okur siteminden Kaymakamlığın, belediyenin internet siteleri de nasibini alıyor. Okurumuz yerden göğe haklı. Festivallerin asıl amacı ne? Bir yöreyi, bir ürünü mümkün olduğu kadar çök yere, çok kişiye tanıtmak, iç turizmi canlandırmak, bu sayede ekonomiye dinamizm getirmek, toplumsal ilgiyi, coşkuyu bir arada tutmak, festival süresini farklı yaşamak, farklı yaşatmak. Bunu gerçekleştirmenin yolu da tanıtımdan, propagandadan, daha çok yayından, daha çok reklamdan, daha çok etkinlikten geçer. Bugün kutlayacağımız Tuz Festivali ile ilgili bunların yapıldığını söyleyebilir miyiz? Basın açısından hayır. Her festivalden önce yapılan toplantılar, bu yıl gerçekleştirilmedi. Belediye Başkanı da dahil; hiç bir yetkili festival ile ilgili bir basın toplantısı düzenlemedi, içeriği, proğram akışına ilişkin bir bilgi aktarmadı. Belediyenin Halkla İlişkiler Birimi, başkanın basın danışmanının bu konuda bir açıklaması, bilgilendirmesi olmadı. Tesadüfler sayesinde belediye hoparlöründen biri; sünnet edilecek çocukların, diğeri; stand kiralayacak esnafların başvurusuna ilişkin duyuru duyduk. Festivalin sahibi iddiasındaki belediye, festival süresince olacakları, yapılacakları toplum ile paylaşmıyor, paylaşmak için basın organlarından yararlanmıyor yada buna gerek duymuyorsa, ne denilebilir ki? Fıkrayı bilirsiniz; Karadenizli borcunu ödemeyen borçlusu ile mahkemeye düşüyor. Duruşmada borçlu; - Ben O'nu tanımıyorum, borcum yok.. Deyince Karadenizli kızıyor: - Beni tanımayanı ben hiç tanımayrum, Diyor. Birileri Şereflikoçhisar'da, burası ve bu toplum için bir şey yapacaksa, bunu basın ile yapmak paylaşmak zorunda olduğunu akıldan çıkarmamalı. Aksi durumda kaybeden basın değil, kendisi, kurumu olur. 29 Temmuz 2010 Bu haber 87 defa okunmuştur.
|
EN ÇOK OKUNANLAR |
||||||||||||||||
|
Tasarim: Sinan KAYMAK |
||||||||||||||||||