21 Ağustos 2019, 16:05 - Anasayfa // ARŞİV Haberi yazdır

Benden siyaset bu kadar mı? diyeceksiniz

Benden siyaset bu kadar mı? diyeceksiniz

Sorma Vakti Gelmedi mi?...


Millet ittifakı Belediye Başkan Adayı Ercan Alıcıoğlu’na

Sorma Vakti Gelmedi mi?

29 Mart 2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakından Şereflikoçhisar Belediye Başkanlığına aday olan İYİ partili Ercan Alıcıoğlu, seçimlerden birkaç gün önce yaptığı basın toplantısında, bir sorumuz üzerine; kazandığı takdirde öncelikli olarak ele alacağı konuları şöyle sıralamaştı:

Şu tespitimi açıkça ifade edeyim; Özelleştirme süreciyle başlayan Koçhisar’daki ekonomik çöküş, nüfus kaybını da beraberinde getirdi. Yani tuzlaların özelleştirilmesi ve ondan sonraki hızlı çöküşümüz, ticari hayatımızın daralmasını ve bunun sonucu olarakta ekonomik kaybın sosyal yaşantıyı direkt etkilediğini gördük. Çevremizdeki İl ve İlçelere göre ilçemizin, çok daha alternatifli, çok daha ekonomik interlantının geniş olmasına rağmen bundan istifade edememeyi, çözemedik. Bu bir siyasi sorundur. Siyasetin çözmesi gereken bir sorundur. En basit örneğini vereyim;

“İlçemizden bir duble yol geçti. Tuzlalarımız özelleştirildiği gün Şereflikoçhisar’da yıkama çarkı dönen yani tuzu işletme sayısı 38 idi. Bunların en basit olanı 5 ile 30-40 arası personel çalıştıran iş yerleri idi. Şuanda sayımız 9. Bu önemli bir sayı. Yani bu düşüşün nedenleri; Bu insanların burada ticari hayatları çok iyi idi de, Koçhisar’ı terk mi ettiler? Hayır.

Özelleştirme politikası ve alan firmaların uyguladığı ticaret anlayışı ve yöntemi, bu kaybımızı ortaya çıkaran en önemli sebeplerinden biriydi. Tabi bunun yanında köydeki hayatın zorlaştırılması. Büyükşehir yasasıyla beraber gezdiğim yerlerde şuna şahit oldum. Çok da ilgicime gitti. Sorduğum soru; İçme suyu saatiniz var mı? Kaç lira ödüyorsunuz?
Aynı bizim Koçhisar’da bir hanenin ödediği kadar 100-120 lira, belki daha fazlası çıkan rakamlarda su bedeli, atık su bedeli ve çevre vergisi ödeniyor. Yani köy hayatının daralmasıyla köyden göçenler Koçhisar’a göçmedi. Orayı terk edenler direkt Ankara’ya gittiler. Yani nüfus eksilmesinin en iyi göstergesi. Eğer köyden Koçhisar’a gelmiş olsalardı, köy nüfusu azalır, İlçe nüfusunda artma olurdu, merkez nüfusumuzda ona paralel olarak eksilmiş. Sadece bunlar mı? Hayır.
Devletin tarım politikası ve hayvancılıkta uyguladığı ithalata dayadığı üreticiyi Koçhisar’ı terk etmeye zorladı.

Yani; Özelleştirme sürecinde tuz sektörüyle ilgilenen insanlar ve arkadaşlarımız, bunun mücadelesini verirken  çarşıda beyaz eşyacı, mobilyacı, tuhafiyeci, sebzeci, meyveci beni ne ilgilendiriyor? Koçhisar’ın tuzlası özelleşmiş benle ne alakası var? Gibi düşündüler. Ancak özelleşmenin ve ekonominin küçülmesiyle beraber kasalarından paralarını azaldığını, yani devletin bünyesindeyken çalışan 300’den fazla personelin o harcamayı bu ilçede yaptığını ve kasasındaki paranın oradaki hareketlilikten o ticaretten geldiğini anladıklarında iş işten geçmişti.
Büyükşehir Yasasıyla beraber bizimle ilgili bir çok alanın çözüm merci artık Büyükşehirler oldu. Yani Büyükşehir Yasasıyla beraber bizim seçimlerimizin dün bize söylenenler gibi hükümetle, iktidarla beraber olmamız lazımın yerini Büyükşehirle beraber paralel olmamız lazım. Biz onun için diyoruz ki; Bugün bilbordlarda üçlü olalım, güçlü olalım ifadesini okuyoruz. Peki biz 15 yıldır güçlü değilmiydik? 15 yıl, 3 dönem güçlü değil miydik? İktidar, Ankara yönetimi ve Koçhisar farklı düşüncelerdenmiydi? Hayır. Bu bilbordlar hala bugün, “Üçlü olalım güçlü olalım” diye karşımızda. Ya da elimize koyduk kalbimizin üstüne, “Gönül Belediyeciliği” yapalım. 3 arkadaşım Ramazan Bey, Hakverdi Bey ve Ferda Bey, gönülsüz Belediyecilik mi yaptılar? Yeni çıkan gönül Belediyeciliğin anlamı ne? Bu sorunlar ortada.
Bunları biz şöyle değerlendirdik. Mansur Bey,  Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, biz de Millet İttifakı’nın İYİ Parti Koçhisar Adayı olarak bir ay önce bu meselelerle ilgili hem değerlendirme yapıp hem de çözümlerle ilgili Büyükşehir’in uhdesinde olan konuları, beraber değerlendirme imkanımız oldu. Biz tabi kanun metnini tam bilmediğimiz için nereye müdahale edemeyizki!.Tarımda da, hayvancılıkta da müdahaleciyiz, OSB’de de, madencilikte de müdahaleciyiz. O zaman soruyorum; “Hayvancılık meselesinde ben Şereflikoçhisarlı olarak ne söylemeliyim? Çözümümüz ne olmalı? Bireysel hayvancılığın yapıldığı bir İlçeyiz. Bizim çözümümüz, Organize hayvancılık şeklinde olmalı. Yani biz uzun vadede ödeyecekleri şekilde, besi organize bölgesini oluşturacağız küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığı geliştirecek. Ve o ürünleri işleyecek. Organize Sanayi Bölgesi’nin içine de süt işlemeciliğini yani orda olan üreticinin ürününü işleyecek üniteleri de birlikte organize edeceğiz ve kuracağız. Ek işleme üniteleri olacak. Yalnız kesim değil. 

*İlçemize bir baraj yapıldı sulamayla ilgili ve içme suyuyla ilgili. Ve şuanda ovamızda 13 bin dekara yakın alanı hiç enerji kullanmadan vanayı açıyoruz suluyoruz. Barajımızın yapılmasının 7.yılındayız. Yani o su verildi. Peki soruyorum; 200 m2, 400 m2 bir seramız var mı? Yani bu işten seracılık noktasında kendini geliştiren bir çiftçimiz oldu mu? Peki olmaması için bir sebebimiz var mı? Yani yer altı sulaması da kesintisiz gelmiş. Daha teknik, daha organize bir seracılığı burada başlatamadık. Burada yerel  yönetimler ve Büyükşehir’in eksikliklerinden biri değil midir? O zaman bizde şöyle bir anlayış var; Sen önce kendine ateşe at, eğer yanmazsan ben de bu işi yapayım. Eğer millet, vatandaş yapmıyorsa yerel yönetimin Büyükşehir’le koordineli, örnek bir alan tespit edip bunu başlatmış olsaydı bugün sebze ve meyvede belli bir noktaya gelmiş olacaktık.
Biz yönetimle birlikte; Meclisimizin yanında ortak aklı kullanabileceğimiz bir meclis daha oluşturacağız. Adı danışma meclisi, sohbet meclisi olsun. Hiç fark etmez. Ama Koçhisar’ın yarınları için ordan bizim düşünemediğimiz bir fikir ve öneri bir basın mensubundan veya herhangi bir insandan gelemez mi? Hangimiz çağrıldık? Hangimiz çağrıldı da bu toplantıya katılabildi?
Özetle; farklı bir yönetim anlayışını sergileyeceğim. Bu bizim için, ilçemiz için vazgeçilmez ve kaçınılmaz. Kimse bana yalnız başına suç bulamayacak. Çünkü buna beraber karar vereceğiz.” dedi.

Ercan Alıcıoğlu seçilemedi ama Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını Millet İttifakının adayı Mansur Yavaş kazandı.

Alıcıoğlu’nun Mansur Yavaş ile geçmişe dayalı bir samimiyetinin olduğunu değişik zamanlardaki açıklamalarından biliyoruz.

Şereflikoçhisar Büyükşehir Belediyesine bağlı ve pek çok hizmetin büyükşehir belediyesi vasıtasıyla yapılacağını dikkate alarak Sayın Alıcıoğlu’na soruyoruz:

Her nekadar seçimi kazanamamış olsanız da, büyükşehirle olan yakınlığınız nedeniyle İlçemiz sorunlarına duyarlılık gösterip, çözümü konusunda çaba ve destek gösterecek misiniz? Yoksa sizden önceki seçim kaybetmiş adaylar gibi bir köşeye çekilip, yeni bir seçimimi bekleyecek, ya da “benden siyaset bu kadar. Unumu eleyip, eleği astım”’mı diyeceksiniz?

Yazılı bir açıklamanız olursa, kamuoyuna aktarmayı görev bileceğiz.


      22 Ağustos 2019



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 846 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer ARŞİV Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.125 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
alman kurdu