26 Şubat 2020, 14:51 - Anasayfa // Tefekkür Haberi yazdır

Kale Mahallesinin sembol kadınlarından

Kale Mahallesinin sembol kadınlarından

Kale Mahallesinde gün, Topal Fadime'nin yüksek sesle kızı...





    Kale Mahallesinde gün, Topal Fadime’nin yüksek sesle kızı Fatma’ya bağırması ile hayata başlar. Topal Fadime’nin Şükrü ise kenarda sessiz ve sakin oturuyordur merak etmeyin.

     Az alt tarafındaki namı meşhur Deli Ayşe’nin sessiz kocası Osman’ına yüksek sesle tekrarladığı iş ve ısmarıçları (siparişleri) günün ikinci alâmeti takip eder. Kendisi de birazdan iğne vurmaya gider. Mahallenin iğnecisidir, o.

    Zibidin Kadir’in sermeye başladığı derileri taşıyan Şadiye, söylene söylene gelir. Evinin tam yannacındaki (karşısındaki) Mikdat’ın Ayşa’sı (Ayşe), iki elini ters yumruk yapıp beline sardığı şalına dayayarak başı öne eğik ve ileri bakan kısık gözlerinin üstü ile evvelâ bir süzer sonra Şadiye’ye komşularından laf açmaya başlar.

    Kadir’in Şadiye ile Mikdat’ın Ayşe laf ederlerken Şerban (Şehriban) Hala durur mu hiç?

    Şerban Halanın anıldığı satırlarda Çitlekçi Hayati’yi de anmamak olmaz.

    O günlerde Hayati, sık sık kaynatası Çoban Musa’nın evine gider gelir. Anlaşılan hanımı ile bir sıkıntısı var ki Şerban Halanın dilindedir, bunlar. İşte o gün Şerban Hala, Kör Niyazi’nin evinin önündeki köşe başında minderinde iken, Hayati yukarıdan gelmekte. Tam yanına geldiğinde Hayati, kendisinden laf bekleyen Şerban Halasına seslenir:

    -Şerban Hala!
    -Buyur, eniğim.

    -Laf arıyorsun ama laf yok, der ve taşı gediğe koymuş, çiviyi çakmışçasına Hayati yoluna devam eder, Şerban Hala da dut yemiş bülbüle…

    Akkadın’ın Mamıgın evinin yanındaki mahalle çeşmesi başında tek tük kadınlar öğlene doğru toplanır. Receb’in Meliha’sı da gelir birazdan. Karaböcüğün Alirıza’nın hanımı ile ayakkabıcı Hakkı’nın Nazmiye’si de geliyor. Cevriye bacı, olan biteni seyreder.

    Çakır’ın Afet’in yukarı taraftan sesi gelir, herkes o tarafa bakar. Afet, deli dolu yapısıyla meşhur idi. İrebiya (Rabia), gıcırdayan kapıyı aralar ve ardından bakarak, mahalleyi kolaçan eder.

    Abidin Onbaşının karısı Fikriye, okkalı, oturaklı ve muhtar bir yapı idi. Kızı, Yasemin keza öylesine sözü sazı etkili idi ki kocası Umur Hoca, “Tamam avrad, tamam avrad” der, durur.

    Bahar’ın Melahat bu, dikkatli olmak gerek. Ne kadar da sert dursa, Osmanlı bıyıklı kocasını gördüğü zaman sesini kısar.

    Ali Rıza’nın Türkân’ı, mahallenin dert ablasıydı. Kaynanası titrek Teyzeye bakması, onun ahretine yeterdi.

    Bir dönem Türkan’ın eski evinde taanlı  (tahinli) pidelerin yapıldığı fırını da analım.

    Karakağın Döne’si, uzun boylu olduğu için başını eğerek kapıdan çıkar, Pamuğun hanımı Feride, evin yan tarafına oturmuş ip eğirir ve yanında ise Tat Memmedin (Mehmet) kara Fadime’si var. Kör Niyazi’nin Dudu da gelmiş. Hacı Musa’nın Habbe’si, sessiz adımlarla yaklaşır, hal hatır sorar.

    Eskinin garaja inen yolda Pilavcının Koca Döndü, dar kapıdan yannamasına (yan tarafıyla) ancak çıkar. Alt taraftan da Mavuş, kapıdadır, sohbet başlar.

    Çemenci Necati’nin karısı sessiz sakindir. Karşı komşuları kalabalık ve geniş bir sülale olup çok hareketlidir.

    Karşı komşulardan birisi, ufak tefek hanımı hakkında ileri geri konuşmuş olmalı ki kan tepesine sıçrar, dama çıkar var gücüyle birisine sesini duyururcasına haykırır: “Benim karım cep elmasıdır, cep”

    Hangi vasıflarıyla olursa olsun bu hanımlar Kale Mahallesinin sembolü kadınlarıdır, her mahallenin olduğu gibi. Hani derler ya; teyzen, ölüye gideni ağlatır, düğüne gideni oynatır, işte bu iş bir karakter meselesiydi.

    Doğrusu onların kavgaları da, muhabbetleri de bir başka idi. Zaman geriye bir aksa da yeniden izlesek mi, ne dersiniz?




      27 Şubat 2020



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 2666 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


Kültürümüzün hatırlanması adına teşekkürler
Eyüphan KOÇAK
Teşekkürler,
bende zamanın kale mah.delikanlılarından birisiydim..o günler güzel ve yad edilecek günlerdi..Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum,,,ruhları şad olsun,mekanları cennet olsun,,anılan isimleri de çok iyi hatırlıyorum.daha isimleri eksik olanlar var,,mesela bektaşlar,,gibi,,o mahalde o zaman ki yaşamlar başkaydı,,
Hakan
Tesekkurler, yazdıklarınız hem teselli hemde hazin bir hatıra oldu. Abartmazsam eger derim ki sırf şu mahalle gunu bile ahiretin, dirilişin varlığına delildir.Öyle özledim ki o günleri bir kelime daha yazamayacagım.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Tefekkür Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.078 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
Dekorasyon Tavsiyeleri