25 Aralık 2019, 13:40 - Anasayfa // Hikaye Haberi yazdır

ZEHRA ÖĞRETMEN (IV)

ZEHRA ÖĞRETMEN (IV)

Şehir kütüphanesinden eve dönerken bunları düşünüyordu...



Şehir kütüphanesinden eve dönerken bunları düşünüyordu. Biraz ötede büyük bir çöp kutusunun etrafına bırakılmış kitaplar gördü. Bunlar geçen yılın üniversiteye hazırlık test kitaplarıydı. Üstelik haftalık dergileri de vardı. Muhtemelen bunu set halinde kullanan bir öğrenci bırakmıştı.

Hepsini toplayıp eve getirdi. Testler kullanılmış, konu anlatımı içeren kitapların satırları hep fosforlu kalemlerle çizilmişti. Cevapları işaretlenmiş testlerin bütün şıklarını aynı renk kalemle işaretledi yahut silinebilenlerini iz bırakmıyorsa sildi. Üniversite sınavına bu kullanılmış setle hazırlanacaktı çünkü yenisi çok pahalıydı. “Yağmur ve fırtına gecelerinden sonra gelen taze sabahlar gibi.”

Yeryüzündeki hiçbir emek karşılıksız kalmıyordu. Yine bir eylül ayında annesiyle birlikte bir fakültenin öğrenci işlerinde kayıt için bekliyordu. Dizleri heyecandan titriyordu. Bu titreyiş ona evlerinin salon balkonundaki ortaokul bahçesini ilk gördüğü günü hatırlattı. Hayallerinin son basamağı üniversiteyi nihayet kazanmıştı.“Binaenaleyh mutlaka mesut olacağım.”

Dört yıl sonra bir internet kafesinin masasında bilgisayar ekranındaki yazıya tekrar tekrar baktı. Gözlerindeki nemi silerek yazıların net görünmesini sağladı. Ekranda “Balıkesir il emrine atandınız.” yazıyordu. “Hayat benim için asıl bugünden itibaren başlıyor. Geçen bir sene esnasında kırılıp sakatlanan umdelerime tam bir sadakat göstermek artıkkendi elimde.”

Sınıfa dizleri titreyerek girdi. Heyecandan zor kontrol edebildiği bir ses tonuyla ayağa kalkmış olan öğrencilere seslendi:

-Günaydın çocuklar!
Çocuklar onu gür bir ses tonuyla cavapladılar:
-Günaydın öğretmenim.

Çocuklardan bazısını kendisine benzetti, bazılarını da ortaokul dönemindeki arkadaşlarına. Öğrenci sıralarına doğru yönelecekken oturması gereken yerin öğretmen masası olduğunu hatırlardı. Bu halini komik bulduğu kısa bir an geçirdi. Sonra masaya oturdu ve kısık bir sesle bismillah, dedi...

“Bu küçük masa benim. Bu sandalyeye filânın lûtfu, falanın yardım ve tavsiyesiyle oturmadım. Memleket bu makamı bana sırf kendi emeğimin mükâfatı olarak verdi. Ben başkaları gibi bu küçük memuriyeti azımsamıyorum. Bilâkis onu kendim için çok fazla yüksek buluyorum. Bu küçük masa bütün bir milletin saadeti için çalışan büyük makinenin bir parçası. Benim onun başında göreceğim iş ne kadar ehemmiyetsiz olursa olsun eserin bütününe tesir edecek. Bütün seslerin dağlardan aldığı aksisedada nasıl en küçük ihtizazın bir payı varsa benim naçiz çalışmamın da bu büyük dertli milletin saadetine öyle bir hissesi olacak. Bunu ben daima böyle bilmeye ve ona göre çalışmaya azmettim.”

Yıllar sonra anladı ki bu roman kahramanıyla arasındaki tek benzerlik Zehra ismi değildi. Evet, Zehra karakteriyle artık bir ortak yönü daha vardı:

Öğretmen olmak. (Son)



   26 Aralık 2019



Yönetici tarafından yazılan bu haber, 3616 defa okunmuştur.


YORUM YAZ


İrem nur
Çok güzeldi.
Emine
Okurken çok lezzet aldım...
Esra
Çok teşekkür ederim Sibel Hanım.
Esraca78
Teşekkür ederim sibel hanım ve öğrenci...
Öğrenci
Teşekkürler..
Sibel naz
Sürükleyici bir hikayeydi...emeğinize sağlık.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan ŞEREFLİKOÇHİSAR ÇENGEL GAZETESİ hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Diğer Hikaye Haberleri

Tümü

ilancomtr

Emekçioğlu

Ş.K.YEM

Tekin İnşaat

Yıldırım İnşaat

Hazır beton

Muammer'in Yeri




İzinsiz kopyalanamaz.

Adres : Çengel Gazetecilik - Matbacılık Ofset Tesisleri - Ekici Mah Ali Babacan Cad. Koçaş Pasajı No:16-20
Tel :0.312 687 1544
Faks : 0.312 687 1544
Bu site 0.109 saniyede yüklenmiştir. [Hata Bildir]
Dekorasyon Tavsiyeleri